Semazen’in Dilinden
Bizler Hz.Mevlana’nın bıraktığı hoşgörü ve doğruluk ile,onun bizlere bıraktığı Şems aşkı ile ve en önemlisi bizleri yönlendirdiği Hak yolu ve Allah aşkıyla yanan kişileriz.
Semazenlik Hz.Mevlana’dan bizlere lütuf edilmiş en güzel miraslardan birisidir.Semazen olmak için olağan üstü bir yeteneğe gerek yoktur,semazen olabilmek için öncelikle Hz.Mevlana’nın yolundan gitmek gerekir,onun yandığı gibi yanmak gerekir.Tabii ki onun yandığı gibi yanmak mümkün olmaya bilir.Çünki onun yangını,onun aşkı öylesine büyüktür ki ifaa ettiği sözlerle bir nebzede olsa bunu anlarız.Semazenlik Allah’a yönelmektir,Allah aşkı ile yanmaktır,Allah’a ulaşmaya çalışmaktır.Semazenlere göre ölmek Hz.Mevlana’nında dediği gibi Şeb-i Arus ( Düğün Gecesi ) dir.Büyük üstad Mevlana kalbinden ve dilinden İsm-i Celal’i asla düşürmemiştir ve dervişlerine hep Allah aşkını aşılamıştır.
Hep sorarlar semazenlere ‘’ Başınız Dönmüyor mu? ‘’ bunu mantıken sormak normaldir ama sema yaparken semazen öyle bir huşu içindedir ki Sema ederken kendinden geçer.Kalbinde ve dilinde sadece Allah ismi vardır ve bu şekilde içindeki aşkı vücudu ile dönerek dışa vurur.
Semazen her çark atışında bir adım daha Allah’a ulaşmak ister çünkü içindeki yangın Sema ederken daha da alevlenir.Semazene bakıldığında dışarıdan dönerken sadece estetik bir gösteri olarak görülür ama semazen sema ederken içindeki duyguyu çok az bir kesim düşünür.Hz.Mevlana’nın dediği gibi ‘’ Hamdım,Piştim,Yandım’’ semazende böyledir işte,ilk bu yola adım attığında Ham olarak başlar,daha sonra Pişmeye başlar ve en sonunda o aşk ile Yanmaya başlar.Bu yangın öyle bir yangındır ki kalbinde sadece Hak’a ulaşmak vardır.
Semazen doğruluğun,dürüstlüğün,hoşgörünün bir temsilcisidir.Hz.Mevlana’nın bıraktığı mirasın devam ettiricisidir. Semazen dış görünüşte estetiği olan gösterici değildir,insanlara huzuru,saygıyı ve hoşgörüyü küçükte olsa göstermeye çalışan bir elçidir.Çünkü Hz.Pir öyle bir miras bırakmıştır ki bu mirası taşımak zor olduğu gibi bir o kadarda huzur ve mutluluk vericidir.
Semazen giyindiği Tennure ile ölümü de temsil eder.Ölümün,Allah’a kavuşmanın mutluluğunu gösterir çevresine,Semazen öyle bir varlıktır ki ölüm ve varoluşun arasında ki çizgiyi gösterir ve Semazen öyle bir varlıktır ki Hz.Mevlana’nın Şems’e aşkını gösterir.
İşte Hz.Mevlana’nın bizlere bıraktığı en güzel miraslardan birisi olan semazenlik taşınması zor bir o kadar da huzun verici bir varoluştur. Bu yazıyı okuduğunuzda illa ki aklınıza gelir,semazenliği ticari bir iş olarak ta yapanlar var diye,bu konuda sizlere hak veriyorum.Ama şunu da unutmamamız gerekir ki insanoğlu yaptıklarından sadece kendisi sorumludur ve bu yüzden yaşın yanında kuruyu da yakmamak gerekir bence.
Sözümüzün özüne indiğimizde semazen yokluğun ve varlığın simgesidir, ölümle yaşamın göstericisidir, Hak’tan aldığını halka saçandır ve semazen Allah aşkı ile yanandır.
Bu arada kendi şahsım adına küçük bir not düşmek istiyorum.Eğer sizin veya ailenizden birisinin semazen olmak gibi bir düşüncesi var ise sakın bunu ertelemeyin ve erteletmeyin.Bu güzel mirası gelin hep beraber sürdürelim..
|