GENEL MENÜ
Anasayfa
BAŞKAN
BAŞKAN YARDIMCILARI
YÖNETİM KURULU ÜYELERİ
TOPLULUK ÜYELERİ
VİDEOLAR
DERNEK BAŞKANI
DERNEK TOPLULUK ÜYELERİ  
SİMEDER ALBÜMÜ  
YAZARLAR  
DUYURU VE ETKİNLİKLER
H.Z MEVLANA  
MEVLEVİ AYİNİ    
DİĞER KONULAR   
Ziyaretci Defteri 
KONSER ISTEK FORMU 
İletiSim 
   DUYURULAR
6 EYLÜL 2010 ERZİNCAN PROGRAMI
Derneğimiz Sanatçıları tarafından 6 Eylül 2010 tarihinde Erzincan meydanında Erzincan Belediyesi’nin hazırlamış olduğu Ramazan Etkinlikleri programında Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Gösterisi icra ed... Devamı >>
28 AĞUSTOS 2010 KIRŞEHİR PROGRAMI
MEVLANA SEMA EKİBİ GÖSTERİSİYLE BÜYÜLEDİ   Kırşehir Belediyesi’nin Ramazan Etkinlikleri kapsamında şehrimize gelen, tasavvuf musikisi konseri ile sema gösterisi sergileyen Sivas Mevlana S... Devamı >>
13 AĞUSTOS 2010 ÇORUM PROGRAMI
Derneğimiz sanatçıları tarafından 13 Ağustos 2010 tarihinde Çorum Belediyesi’nin hazırlamış olduğu Ramazan Sokağında Türk Tasavvuf Musikisi ve Sema Gösterisi icra edilmiştir. ... Devamı >>
HZ.MEVLANA'NIN 736.VUSLAT GECESİ SİVAS'DA YAPILDI
       Sivas’ta Mevlana’nın 736. Vuslat Yıl dönümü dolayısıyla anma töreni düzenlendi. Sivas Mevlana Tasavvuf Kültürü ve Sema Derneğince Atatürk Kültür Merkez... Devamı >>
BURUCİYE MEDRESESİ PROGRAM RESİMLERİ
BURUCİYE MEDRESESİNDE SEMA               Sivas Mevlana Tasavvuf Kültürü ve Sema Derneği tarafından 05.08.2009 tarihinde Berat Kandili müna... Devamı >>
SİVAS YAZARLAR VE ŞAİRLER DERNEĞİ KURULDU
             SİYŞAD             SİVAS YAZARLAR VE ŞAİRLER DERNEĞİ KURULDU &nbs... Devamı >>
KUTLU DOĞUM HAFTASI 2010
          Sivas’da Kutlu doğm haftası münasebetiyle Türk Tasavvuf Müziği ve Sema Gösterisi icra edildi.  ... Devamı >>
BURUCİYE MEDRESESİ
BURUCİYE MEDRESESİ’NDE SEMA GÖSTERİSİ                 Sivas Kent Meydanı içerisinde yer alan tarihi Buruciye Medresesi’n... Devamı >>
Mevlana Yolunda 1,5 Milyon Adım Attılar
  Mevlana Yolunda 1,5 milyon adım attılar                   Ceyda ve Emrah Altuntecim çiftinin,45 gün önce İstanbul̵... Devamı >>
736.HZ.MEVLANA(ŞEB-İ ARUS) ANMA HAZIRLIKLARI
            Sivas Mevlana Tasavvuf Kültürü ve Sema Derneği tarafından Sivas’ta düzenlenecek olan 736. Vuslat hazırlıkları başladı. Her yıl ... Devamı >>
GEÇEN BİR YILIN ARDINDAN
2009 yılında kurulan web sitemiz yayın hayatında bir yılını geride bırakmıştır. İçerik olarak her geçen gün daha da fazla bilgilerin olduğu sitemiz de şuan için sınırlı sayıda resimler, videolar ve bi... Devamı >>
MEVLANA FİLMİ İÇİN SON HAZIRLIKLAR
                                 &n... Devamı >>
ESHAB-I KEHF KÜLLİYESİNDE SEMA
ESHAB-I KEHF KÜLLİYESİ’NDE SEMA        38.Uluslararası Afşin Eshab-ı Kehf Kültür Sanat ve Karakucak Güreş Festivali kapsamında Afşin-Eshab-ı Kehf Külliyesi’nde düzen... Devamı >>
MEVLANA, ’SESLİ REHBER ’ LE ANLATILACAK
Mevlânâ, ’Sesli Rehber’le anlatılacak           Türkiye’nin en önemli müze ve ören yerleri artık canlı rehber olmadan da gezilebilecek Kültür v... Devamı >>
TOKAT’DA SEMA
Sivas Mevlana Tasavvuf Kültürü ve Sema Derneği tarafından 04.07.2009 tarihinde Tokat’da Tasavvuf Müziği ve Sema Gösterisi icra edilecektir. ... Devamı >>
HAYIRLI BAYRAMLAR
    Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimizle kutlar,bayramın sizin ve aileniz için hayırlara vesile olmasını temenni ederiz.    Görüşlerini aldığımız Derneğimiz Başkanımı... Devamı >>
SİTEMİZDE YAZINIZ OLSUN
Mevlana dostları sitemizde yazınızın olmasını istiyorsanız info@simeder.com  adresine yazınızla beraber  fotoğrafınızı gönderirseniz yayınlamaktan mutluluk duyarız.... Devamı >>
Hz.Mevlana’nın Hayatı Film Oluyor
Mevlana’nın hayatı Katarlı bir film şirketi tarafından sinemaya aktarılıyor..   Hintli yönetmen Muzaffer Ali tarafından çekilecek filmin senaryosunu ise Oscar ödüllü Amerikalı senarist Da... Devamı >>
KADİR GECESİNDE SEMA GÖSTERİSİ
Ramazan Sivas'ta bir başka güzel     Ramazan eğlenceleri Sivas'ta bir başka yaşanıyor. Sivas Belediyesi tarafından gerçekleştirilen programda, Hacivat -Karagöz ve meddah orta oyunu ile se... Devamı >>
   BAĞLANTILAR
Haber58.com
Mekder.org
Sebast Tasarım
Semazen.net
Sivas Belediyesi
Sivas Radyo Televizyonu
Sivas Valiliği
Tv58
Şemsi Yılmaz SUSAMIŞ
HZ.MEVLANA’DA BİRLİKTE YAŞAMA TECRÜBESİ
Tarih : 2009-10-20 , Görüntülenme : 304

Mevlânâ’da Birlikte Yaşama Tecrübesi ve Hoşgörü

Doç.Dr. Kadir ÖZKÖSE

 

 

İslâm imanının temeli tevhiddir. Tevhid inancı Allah’ın birliği etrafında bütün insanları birleyen, birleştiren bir anlayıştır. Kur’ân’ın muhatabı bütün insanlardır. İnsanlar Allah’a kullukta eşittir. Dünyevî varlık, servet ve makam üstünlük sebebi olmadığı gibi, İslâm’da dînî imtiyazlar da yoktur. Üstünlük ancak takva iledir. İman ve ibadetine güvenerek üstünlük iddia etmek, İslâm ahlâkına göre önemli bir mânevî hastalıktır. “Ve’l-âkibetu li’l-muttakîn” sırrına göre, hiç kimse, kendisini, sahip olduğu iman, ahlâk ve ibadet konusunda garantide göremez.

Mevlânâ insanı evrenin merkezine almaktadır. Onun felsefesine göre, her şey insan içindir. Bütün varlıklar insan için yaratılmıştır. İnsan eşref-i mahlukat ve ahsenü’l-takvimdir. O halde ona saygı gösterilmeli, yüce tutulmalıdır. Okunması, tanınması, tanışılması gereken insan, kırılmamalı, incitilmemeli, hoş tutulmalıdır.

Mevlânâ sevgi ve hoşgörünün simgesidir. Fakat o, Peygamberlere dayanmayan, dünya ve âhireti birlikte kucaklamayan bir hoşgörünün, sağlam temellere dayanmayan bir yapı gibi uzun ömürlü olamayacağını da belirtmiştir. Doyma bilmez bir Peygamber sevdalısı olan Mevlânâ, Mesnevi’siyle Anadolu’dan bütün dünyaya ümit ve sevgi ışıkları saçmaktadır. Engin gönüllü Mevlânâ; kadın-erkek, çocuk-yaşlı, hasta-sağlıklı, müslüman-hristiyan, iyi-kötü, zengin-fakir, sultan-köle demeden; her insanı Hak nurundan bir parça bilmiştir. Mesnevi’de başkalarının ayıbını yüzüne vurmamak gerektiğini nasihat ve hikâyelerle defalarca dile getirmektedir. Hiç kimsenin, hatası dolayısıyla, incitilmesini istemez. İlmî ve fikrî münakaşalarda hiçbir zaman karşısındakini küçük düşürmez, kendi fikrini kabul etmeyenleri mahcup etmemek için cevap verememiş görünmeyi tercih ederdi. Başkalarına da, “Eğer dostlarınızın kötülüklerini size anlatırlarsa, sizin onları yetmiş kere hayırla ve iyi niyetle tevil etmeniz gerekir. Onu açıklamaktan tamamen âciz kaldığınız zaman, ‘bunun sırrını o bilir’ deyiniz ve konuyu kapatınız ki dünyada dostsuz kalmayasınız. Çünkü ayıpsız dost arayan dostsuz kalır.” sözleriyle nasihat ederdi.

Mevlânâ, hem kendi erişinin motor gücünü tanıtmak hem de sonsuzluk yolcularına ders vermek üzere şöyle konuşur: “Ömrümün özeti şu üç sözden ibarettir: Hamdım, piştim, yandım”.

Bir defasında Mevlânâ, iki kişinin kavga ettiğini ve birbirlerine küfrettiklerini görür. Bunlardan biri diğerine: “Bunu bana mı söylüyorsun? Eğer bana bir dersen, benden bin işitirsin” diyordu. Mevlânâ bu sözleri işitince, onlara doğru ilerler ve: “Hayır, hayır söyleme, buraya gel ve ne diyeceğin varsa bana de. Eğer bin söz söylesen, benden birini bile işitmezsin”, der. Bunun üzerine kavga edenler dost olurlar.

Dostları karşılarında gayr-i müslimleri görmüş. Her halde kara elbiseler giydikleri için, imanları da olmadığından sevimsiz gelen gayr-i müslümanlar için, “Ne kara adamlar” demişler. Mevlânâ ise, “Onlardan daha cömert kimse yok. Dünyada müslümanlığı, temizliği, ibadeti bırakmışlar, âhirette ise hurileri, cennetleri, köşkleri bize bırakmışlar. Ne cömert insanlar.” diyor.

Hucendî isimli bir vaiz, “Hamdolsun Allah’a ki, bizi kâfir yaratmamış.” demiş. Bunu duyan Mevlânâ: “Kendisini onlarla tartıyor da bir dirhem fazla geldim diye övünüyor. Er ise gelsin de peygamberlerin, erenlerin terazisiyle tartılsın. O zaman hakiki değeri belli olur.”, demiştir.

Tasavvufî âdâba göre, kişi nimet bakımından kendisinden aşağıda olanlara bakacak, şükrü artsın diye. İbadet bakımından kendinden yukarıda olanlara bakacak ki kulluğa rağbeti artsın diye.

Mevlânâ, fakir, garib, yoksul ve kimsesizlerin kimsesi ve babasıdır. Zenginlerden ziyade fakirlerin yanında kalmış. Mevlânâ iyi ama dervişleri fenâ demişler. Bu söz üzerine Mevlânâ, “Onlar iyi olsa benim onların başında ne işim var?” demiştir.

 Mevlânâ’nın hoşgörüsü, bir nemelazımcılık sistemi, ikramiyeli af, ölçüsüz bir mazur görüş, kural tanımazlık demek değildir. Onun hoşgörüsü, yıkılanın yeniden inşasından, ağlayanların gözyaşlarının silinmesinden, dökülenin doldurulmasından, çıplakların giydirilip, açların doyurulmasından ibaretti. Mevlânâ’nın hoşgörüsü, diline, dinine, rengine bakmadan bütün insanlığa aynı gözle bakmak, iyiliğe ve güzelliğe seslenişti. Bu duygudan hareketle Mevlânâ bizlere şu tavsiyelerde bulunmaktadır:

“Şefkat ve merhamette güneş gibi ol!

Başkalarının kusurlarını örtmede gece gibi ol!

Hiddet ve asabilikte ölü gibi ol!

Alçak gönüllülükte ve mahviyette toprak gibi ol!

Ya olduğun gibi görün.

Ya da göründüğün gibi ol!”

Bunun yanında Mevlânâ’ya atfedilen;

“Yine de gel, yine de gel, ne isen öyle gel

İster kafir, ister mecûsî, ister putperest ol yine de gel

Bizim dergâhımız umutsuzluk dergâhı değildir.

Yüz kere tövbeni bozmuş isen yine gel.”

Bu dörtlük bir tövbeye çağırıştır, gel de günahlarında yine devam et, keyfince yaşamını sürdür, demek değildir.

Mevlânâ, hayatı boyunca kimseyi hizmetinde kullanmamış, herkese saygı duymuş, kimsenin hakkını yememiş, bildiklerini başkaları ile paylaşmış ve bilmediklerini öğrenmekten kaçınmamıştır.

Sözlerimizi Mevlânâ’nın hoşgörüyü özetleyen şu değerlendirmeleri ile tamamlayabiliriz:

”Eğer dîn kardeşinde bir ayıp görürsen, o ayıp sendendir. Kendi nefsini onda görürsün. Çünkü ”mü’min, mü’minin mir’âtıdır” buyrulmuş­tur. O ayıbı kendinden gider. Zîrâ incindiğin şey sendendir. Bir fili su iç­mek için bir pınara getirdiler, suyun içinde kendini görünce ürktü. Halbuki o, başkasından ürktüğünü zannetti; kendisinden ürktüğünü bilme­di. Sende zulüm, kin, haset, hırs, merhametsizlik ve bu gibi kötü huylar olduğu halde bundan ürkmüyorsun; bunları bir başkasında görünce tedirgin olup, ondan ürkersin. Bil ki aslında sen kendinden incinir ve ürkersin. Bir adamın kendi noksanı ve çıbanı, kendisine çirkin görünmez; yaralı eliyle yemeğini yer, .parmağını yalar ve aslâ ondan mîdesi bulanmaz. Ama baş­kasında bir çıban veyâ biraz yara görmüş olsa, o yemekten iğrenir. Kötü huy da çıbana benzer”.

”Kul ol da yeryüzünde at gibi hür yürü, cenâze gibi kimsenin sırtına binme”, diyen Mevlânâ’nın potasında eriyenler, olgunluk, başarı ve sevgiye koşanlar olmamız dileği ile yaratılanı Yaratandan ötürü hoş görelim, sevelim, sevilelim, şu kısacık ömrümüzde günah yüküyle sırtımızı çökertmeyelim.

 



[1] C.Ü. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi. ozkosekadir@hotmail.com, kozkose@cumhuriyet.edu.tr

[2] Yaşar Nuri Öztürk, Mevlânâ ve İnsan, Yeni Boyut yay., İstanbul 1998, 23.

[3] Ahmed Eflâkî, Ariflerin Menkıbeleri, çev.Tahsin Yazıcı, MEB yay., İstanbul 2001, I/316; M.Es’ad Coşan, “Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî”, Büyük İslâm ve Tasavvuf Önderleri, Vefa yay., İstanbul 1993, 155.

[4] Selçuk Eraydın, Tasavvuf ve Tarikatlar, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Vakfı Yayımları, IV.Baskı, İstanbul 1990, 356-357.

YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
   YAZARLAR
Doç.Dr.Kadir ÖZKÖSE

HZ.MEVLANA’DA BİRLİKTE YAŞAMA TECRÜBESİ
Prof.Dr.Fuat YÖNDEMLİ

Semazenlik Eğitimi
Sabiha SERİN

TÜRKÇEMİZ NEREYE GİDİYOR
Fatih ÇINAR

Bir Mevlevi’nin İki Sivas Hatırası
Sefa BİRKİYE

SEMAZEN’İN DİLİNDEN
Editör'ün Seçimi

Geçen Bir Yılın Ardından
Aynur AY

Tekke , Kültür Merkezi Oluyor

Her Hakkı SİVAS MEVLANA TASAVVUF KÜLTÜRÜ SEMA DERNEĞİ'ne Aittir ve İzinsiz Kopyalanamaz. Bilgiler Kaynak Gösterilerek Kullanılabilir .