ESHAB-I KEHF KÜLLİYESİ’NDE SEMA
38.Uluslararası Afşin Eshab-ı Kehf Kültür Sanat ve Karakucak Güreş Festivali kapsamında Afşin-Eshab-ı Kehf Külliyesi’nde düzenlenen sema gösterisi izleyenleri büyüledi.
Afşin Eshab-ı Kehf Külliyesi’nde sunulan sema gösterisini “Sivas Mevlana Tasavvuf Kültürü ve Sema Derneği Ekibi ” sundu. Yaklaşık bin kişinin katıldığı semazen gösterisi aynı zamanda Eshab-ı Kehf Külliyesi’nin tarihinde bir ilk oldu.
Semazen gösterisine Afşin Kaymakamı Faik Arıcan, Afşin Belediye Başkanı Fazlı Aydoğan, Göksun Belediye Başkanı Ramazan Hurç, Belediye Meclis Üyeleri, İl Genel Meclis Üyesi Ömer Kösebalaban, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Dikici, Afşin Müftüsü Halil İbrahim Genç, sivil toplum örgütü temsilcileri mahalle muhtarları ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Afşin Eshab-ı Kehf Küliyesi İmam Hatibi Hüseyin Yıldırım yapmış olduğu konuşmada Eshab-ı Kehf kıssasının Kuran-ı Kerim ayetleri ile birlikte anlattı.
Hüseyin Yıldırım, “Cenâb-ı Hak bu uzun uykudan sonra Eshâb-ı Kehfi uyandırınca, onlar henüz yattıkları günde bulunduklarını sandılar. Eshâb-ı Kehfin uykudan kalkmaları, birbirleriyle konuşmaları ve içlerinden birini şehre göndermeleri Kurân-ı Kerîmde meâlen şöyle bildirilmektedir; Biz, onları uyandırdık ki, hâllerini bilsinler. Birbiriyle soruşup hâllerini ve Allahü teâlânın kendilerine ne yaptığını öğrensinler de cenâb-ı Hakkın kudretine olan yakînleri, îmânları artsın. Öldükten sonra dirilmenin ne olduğunu ve bunun bir örneğini görsünler. Allahü teâlânın kendilerine olan nîmetlerine şükretsinler. Onlardan birisi dedi ki: Ne kadar zaman eğleştiniz Zîrâ onların mağaraya girmeleri güneş doğarken idi. Uyanmaları guruba yakın olmakla cevapta bâzıları “Bir gün, yâhut günden bir mikdâr uykuda kaldık” dediler” dedi.
Hüseyin Yıldırım yapmış olduğu konuşmada Eshab-ı Kehf’in nerede olduğu hakkında kesin bir bilgi olmadığını ve sayılarının da belli olmadığını vurguladı.
Hüseyin Yıldırım konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İstanbul’un fethini 100 tarihçiye sorsanız 100’üde 1453 der. Kimse 1452 demez. Eshab-ı Kehf’in nerede olduğuna dair kesin bir bilgi yok. Bundan dolayı Allahu tealâ buyuruyorlar ki; Eshab-ı Kehf hakkında bilgi sahibi olan çok azdır. Bunun içinde gerçeğin dışında kimseden bilgi isteme. Kimseyle tartışma. Çünkü Eshab-ı Kehf’in sayılarında, yaşadıkları, uyudukları hakkında kesin bir yer yok. Nokta tarifi adresi yok. Bu yüzden bizde malum hikâyeler dışında Kuran-ı Kerimde zikredilenleri anlatmaya çalışacağız. Kehf Süresi’nin 9’uncu ayetinden 26’uncu ayetine kader Allahütealâ Eshab-ı Kehf’i anlatır. Eshab-ı Kehf olayı şaşılacak, insanların ders alacağı bir hadisedir. Ancak Allahütealâ için değil. Mucizelerinin ne ilki nede sonuncusudur. Bu gençler mağaraya sığındılar ve dediler ki; ‘Rabbim bize rahmetini yay ve içinde bulunduğumuz durumdan bir kurutuluş yolu hazırla’ dediler. Bundan anlıyoruz ki gençler mağaraya sığınmışlar ve zor durumdalar. Allahütealâ yine buyuruyorlar ki, ‘Biz onların kulaklarını tıkadık ve senelerce uyuttuk. Sonrada onları uyandırdık ki, her iki gruptan hangisi ne kadar yattıklarını daha iyi hesap edecekler bilemiyorum. Bu iki grup birisi mağarada yatan gençler diğeri ise orada yaşayan halk. Biz onların kıssasını sizlere ders olsun diye anlatacağız buyurdular. Bizler bu bilgilerin haricinde şeyler söylersek saçma sapan konuşmuş oluruz” şeklinde konuştu.
Cami görevlisinin konuşması ardından Afşin Eshab-ı Kehf Külliyesinde sunulan semazen gösterisini Sivas Mevlana Tasavvuf Kültürü ve Sema Derneği semazen gösterisi sundular.
Afşin Eshab-ı Kehf Külliyesinin tarihinde ilk defa düzenlenen ‘Semazen Gösterisi’ izleyicilere, hem tarihi Eshab-ı Kehf Külliyesinin heybetli görüntüsü hem de semazenlerin gösterisiyle mesnetti.
|